Çöplükte Bir Gün

Yıllar önce ben küçükken amcam çöpten bir bebek getirmişti bana.Öyle pek bir şeye benzemese de bebekti sonuçta. Annem yıkayınca bir şeye benzedi gerçi. Tek gözü olmayan, saçları kemoterapi görmüş bir kanser hastası gibi, üstünde yılların kirliliğini hiç bir deterjanın çıkaramayacağı bir bebek. Eh buna benzemek denirse tabi benziyordu onca yoklukta.
Amcam sık sık çöplüğe gider evin eksiğini tamamlardı.Evlerinde yeni bir şey gördüğümüz zaman gururla “çöpten buldum” derdi. Bazen babamda keşke çöpe gitse yeni şeyler getirse diye hayıflanırdım.

maxresdefault

Bugün pek işim yok. Nereye gitsem diye düşünürken birden aklıma geldi çöplüğe gitmek. Evime de yakın. .
Bazen balkonda otururken geliyor o pis kokusu burnuma. Ters rüzgar estiği zaman bütün havamı mahvediyor. Amacım bu koku yuvasını görmek, bir de millet neler atmış merak işte. Amcam gibi bende evimin eksiğini tamamlarım belki.

Keskin bir koku ile karşıladı beni . Uzakta iken katlanılabilir olan koku şimdi katlanılamaz derecede. Bir süre sonra alıştım kokuya. Etrafı kolaçan etmeye başladım. Ne çok toprağa karışmış naylon var. Bir kaç karga önümde havalandı. Onlarda bir şey bulma derdinde sanırım. Çöp tepeleri her yerde. Benim gibi alışverişe gelen bir kaç insan daha var etrafımda. Belli ki işleri iyi harıl harıl  arıyorlar. Uzaktan selamlaştık.

Yere bakarak yürüyorum. ilk gördüğüm şey bir oyuncak bebek oldu. Benim bebeğimin aksine bunun üstü kirli değil beyaz bir elbisesi var. Papucunun biri eksik. Saçlarındaki otları saymazsak güzel bir şey. Kim attı acaba bunu. Bir çocuk elinden mi düşürdü acaba. Yoksa ailesi daha güzelini aldı diye bunu attı mı?

Bir kayığa binip umut yolculuğuna çıkan ölen çocukları düşündüm bir an. Hangisinin bebeği oldu acaba. Ya da hangisi oyuncaklarından feragat edip çıktı ölüm yolculuğuna. Aylan bebeğin bindiği kayıkta bir oyuncağı var mıydı acaba? Yoksa yük etmesin diye geride mi bıraktı ailesi?  En çok hangi oyuncağını severdi acaba? Hadi ama düşünme bunları. Herkes unuttu bak, sen niye hatıralarına getiriyorsun ki diye çıkıştım kendime. Aldım bebeği getirdiğim poşete attım. Bir çocuk sevindirirdim belki bunu vererek? Hangi çocuk sevinir ki gerçi şu düzeyde. Bilgisayar oyunlarına saplanıp kalmış çocuklar mı? Yoksa ailesi bir üst model telefonu almadı diye depresyona giren çocuklar mı?
Her yerde pet şişeler, plastik eşyalar. Biraz ilerleyince ev eşyaları bölümüne gelmiş gibi oldum. Sapı kırık tencereler, çatal, kaşık, kıyafetler, kanepeler.  Kim attı bu kanepeyi acaba. Pekte eski gibi durmuyor. Acaba evin hanımı yeni bir model beğendi diye mi attı bunu? Komşusu yeni koltuk aldı da oda eşine baskımı yaptı
yenisini alması için? Üstüne oturdum pek rahat. Götürememde şimdi bunu. Evimdeki kanepeden daha rahat olduğu kesin. Neden ihtiyaç sahiplerine vermezlerde bu eşyaları atarlar bir çöplüğe. Tek şiltede oturan onca insan varken bu tutum neden. Yeni mobilyalar uymuyor diye koltukmu atılır evden. Sinirlendim yine oysa kafa dağıtmaya gelmiştim
buraya. Uzaklaşayımda sinirim geçsin ileriye yürüyeyim.

Ne çok moloz yığını var. İnşaat kalıntısı her yer. Evinde tadilat yapan getirip atmış. Zaten nereye baksam inşaat. Sürekli yıkılan ve yerine yıkılandan daha güzel olmayan binalar. Toz, toprak, gürültü. Bitmeyen ve bitecek gibide görünmeyen inşaat alanları. Bari burda çıkmayın karşıma.

En iyisi evime gideyim. Bir bebek buldum sadece. Belki bir çocuğu mutlu ederim. Olmadı ben oynarım. İçimde ki çocuk henüz ölmedi.

Çöplükten sevgilerle.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Fiber Sohbet