Kadın’a Şiddet

Gün geçmiyor ki bir gazetede, bir ana haber bülteninde,radyoda,televizyonda,sosyal medyada ve daha sayamadığım tüm iletişim araçlarında bir şiddet haberi..Kadınlarımızın öldüğü, bıçaklandığı,taciz edildiği ve hatta tecavüz edilip öldürüldüğü haberleriyle karşı karşıyayız.
Sevdiği yemeği yapmadığı için karısını doğrayan, cinsel ilişkiye girmeyi kabul etmediği için hastanelik eden abartılıp polis bir kadının polis kocası tarafından öldürülen ve hatta akla sığmayan bir haber! Morçatı’dan yalvar yakar ikna ederek tekrar evine getiren koca eve gider gitmez karısını bıçaklayarak öldürdü! Hop.. manşet!
Asla ve asla kabul edilemeyecek bu durum dünya üzerinde durulması gereken bir sosyal sorumluluktur.

Kadına yönelik şiddetin iki türlü etkisi bulunmaktadır.Kadının şiddeti ağır yaşıyor olması tüm toplumu etkilemektedir.Ayrıca kadının şiddet görmesi hem çocuğunun o şiddeti bizzat yaşamasına sebep olmaktadır.Şiddet şiddeti doğurur tamda bu olsa gerek..
Tabiki kadın erkek eşit demiyorum fakat günümüzde kadınımız hem iş hem toplumsal hayatta özgürdür..Eskilere kıyasla tüm imkanlar kadınlarımızın önündedir fakat buna rağmen kadınlarımızın en temel sorunu şiddete karşı kendini korumaya çalışmaktır. Kadın hem eş hem anne hemde kariyer sahibi olabilir.Bütün bunları başarıp “arta kalan” zamanında kendine vakit ayırıp ruhunu dinlendirmeye de ihtiyacı olacaktır.

13301

Evet hayal dünyasından çıkıp gerçek cümlelerle yüzleşicek olursak şiddetin her türlüyse kadına şiddet bir çoğunluk için yaşam şekli haline gelmiş bulunmaktadır. Bende burada yazılarımın kibarlığından vazgeçip hayatın gerçeklerinden bahsetmek istiyorum.
Çok eskiden yıllar yıllar önce sadece eğitimsizlikten kaynaklı doğuda görüp duyduğumuz bu haberler ne yazıkki batıda ve “eğitim” li insanlarda daha çok duyulmaya başladı.Demekki bu işler eğitilmekle olmuyormuş..Sanırım insanlığın tahammül seviyesinin sınırında yaşadığı bir duruma geldik.Konuşmaktan anlaşmaktan aciz kocalar , sevgililer yaratılışlarından ötürü kadından daha güçlü olduklarını düşünüp kaslı vücutlarına güveniyorlar heralde..İki kelime konuşayım demeden 22 bıçak darbesi atmayı yada 22 yumruk atmayı tercih etmeleri eğitimlerinden ve kaslarından olsa gerek..
Hani büyüklerimiz bize derdi karı koca arasına girmeyin .. Karı koca kavgası görsek dahi karışmazdık.Karışmayalımda bu tartışma günümüzde savaşa dönmüş durumda.Onu ne yapacağız?Bırakalımda kadınlarımız göre göre ölsün..

Her 3 kadından 1 tanesi fiziksel şiddet görüyor..1960 yılından beri kadın hareketleri bunun için mücadele vermekte.Fakat sonuç ortada?Şiddetin kaynağı tabii ki “erkek egemenliği”..
Fiziksel şiddet demişken.. Kadına şiddet dediğimizde ilk akla gelen fiziksel şiddet oluyor.Hayır hayır.. Şiddet sadece fiziksel değildir.Mesela nedir diğer şiddet türleri?

Mesela kadının özgürlüğünü elinden almak..Çalışmasına, arkadaşlarıyla görüşmesine izin vermemek.Cinsel ilişkiye zorlamak,.Günümüzde fiziksel,psikolojik,ekonomik birsürü kadınımız şiddete maruz kalıyor ve bu şiddet aile içi olduğunda etkisi daha kalıcı oluyor..
Şimdi biraz yorumlarımdan uzaklaşıp şiddet biçimlerinden bahsedeceğim size.
FİZİKSEL ŞİDDET;
Vücudunuza yapılan her saldırı fiziksel şiddettir.Tekme,tokat,yumruk,birşey atmak,saç çekmek,boğazını sıkmak,yaralamak,öldürmek gibi her bir eylem fiziksel şiddettir.
PSİKOLOJİK ŞİDDET;
Kişinin vücuduna değil ruh sağlığına yapılan şiddet türüdür.Korkutmak, küfür hakaret etmek,kimseyle görüştürmemek,kıyafetine karışmak,sevdiği şeylere zarar vermek,kısıtlamak,tehdit etmek,güven kırma,yalan söyleme gibi eylemdir psikolojik şiddet.
EKONOMİK ŞİDDET;
Kadının ekonomik kaynaklarının yani paranın kadın üzerinde bir yaptırım ve tehdit aracı olarak kullanılmasıdır.Evin masraflarıyla ilgilenmemek, az para vermek yada vermemek,maddi konularda tek başına karar vermek ,kadının gelirine el koymak da ekonomik şiddetler arasında yer almaktadır.
CİNSEL ŞİDDET;
Kadının istemediği halde bir cinsel davranışa kadını zorlamaktır.Cinsel istismar, evli yada evlilik dışı tecavüz, yani tecavüz.. (kişinin istemediği biriyle cinsel ilişkiye zorlanması veya yabancı cisim kullanılarak cinsel organa saldırı),cinsel saldırı yani tecavüze varmayan el ile temas), cinsel sözlü taciz, cinsel organa zarar vermek, zorla cinsel içerikli yayınlar izletmek , cinsel organları göstermek, çocuk doğurmaya zorlamak ve aksina doğurmamaya zorlamak,kürtaj yaptırmak, fuhuşa zorlamak , zoraki evlendirmek, bekaret kontrolü cinsel şiddetlerdir.

Şiddetin her türlüsü asla affedilemez ve asla kabul edilemez.Bununla ilgili tüm önlemler alınmalı ağır yaptırımlar getirilmelidir ülkemizde..Şiddete yönelik kuruluşlarımız daha fazla önlem almalılar bana kalırsa, şaun güvenlik eksikleri ve alınan önlemler çok az ki yapılan şiddet oranından görüyoruz bunu.

Aslına bakarsanız bence nikahtan önce zorunlu kan testinden önce adamın şiddet yanlısı olup olmadığını görebilmek adına psikolojik testte zorunlu kılınması lazım.Şiddet eğilimi var isede tedavi edildikten sonra nikaha izin verilmesi gerekiyor.Bence kısa zamanda alınabilcek en güzel önlemlerden biri bu olmalı.Tabi nikahsız yaşayan çiftleri söylemiyorum.. Bu durum kadının sorumluluğunda..

Benim anlamadığım atalarımızdan kalan sözlerimizden bazıları;
-Karının sırtından sopayı karnından sıpayı eksik etmeyeceksin
-Kızını dövmeyen dizini döver
-Kadın dediğin taktın mı koluna yapışacak vurdun mu duvara yapışacak
-Koca sever de döver de.
Sizce de tuhaf değil mi ?Küçüklükten beri beynimiz bu sözlerle eğitiliyor.Ve şiddet yanlısı bir topuma doğru yola çıkıyoruz.
Psikoloğa gittiğimizde hep söylenir çocukluğuna dön. Çocukluğumuza döndüğümüzdeki tablo gözler önünde.. “KADINI DÖV!”

Daha fazla önlem alınmalı.. ALO 183 danışma hattını duymuştur herkes, Kadın ve çocuk istismarı için kurulu bir hat ve bunun gibi nice kuruluşlarımız var.Ne yazıkki yeteri kadar kadına ulaşılmıyor, çoğu kadınımız bunu bilmiyor bile.

Kısaca ülkece içler acısı bir durumdayız.Zavallı bir hale geldik..Neden, niçin diye sorgulamak yerine nasıl çözebiliriz bunu bilmek lazım.
Yazımı fazla uzatmayacağım bununla ilgili daha birçok yazılar paylaşacağız sizinle. Kadına şiddetin ana etkenlerini gördük..Daha duyarlı bir toplum , daha bilinçli bireyler olmaya davet ediyorum herkesi ve sözümü Mustafa Kemal ATATÜRK’ün kadınlar için söylediği birkaç söz ile bitirmek istiyorum..

-Kadının en büyük vazifesi Analıktır. İlk terbiye verilen yerin ana kucağu olduğu düşünülürse bu vazifenin ehemmiyeti layıkıyla anlaşılır..
-Milletin kaynağı toplumsal hayatın temeli olan kadın ..ancak faziletli olursa görevini yerine getirebilir.
-Kadınlarımız eğer milletin gerçek anası olmak istiyorlarsa erkeklerimiz çok daha aydın ve faziletli olmaya çalışmalıdırlar.
-Dünyada hiçbir millet kadını “Ben Anadolu kadınından fazla çalıştım milletimi kurtuluşa ve zafere götürmekte Anadolu kadını kadar emek verdim diyemez!

Herkes üzgün herkes buruk..Belki birazdan bir kadın cinayeti haberi daha alacağız..
Toplum olarak bizde üstümüze düşen görevi yapalım.Sorumluluğumuzun bilincinde olalım. Toplumdan önce devletimizde bununla ilgili yasalar çıkarmalı devletimizde bu konu üzerinde durmalıdır. Daha duyarlı bir toplum daha duyarlı bir devlet bu şiddetlerin azalmasında etkili olacaktır.

KADINA ŞİDDETE HAYIR!

şiddetşiddett

Henüz 1 adet yorum var “Kadın’a Şiddet

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Fiber Sohbet