Psikiyatrik Rahatsızlıkların Boşanma Davalarında Delil Olarak Kullanılması

Evlilikler ilk dönemlerde güzel duygularla başlar. Ancak zamanla çıkan bazı çatışmalar nedeniyle güzel başlayan evlilikler boşanma ile sonuçlanabilir. Psikiyatrik rahatsızlıklar boşanma davalarında bir delil olarak kullanılabilmektedir. Ancak psikiyatrik rahatsızlıkların delil olarak kullanılması kişilerin rahatsızlıklarını daha da arttırarak tedavinin aksama sorunları ortaya çıkabilmektedir.

Psikiyatrik Rahatsızlıkların Boşanma Davalarında Delil Olarak Kullanılması

Psikolojik Rahatsızlıklar Gizlenmeye Çalışılıyor

Birçok psikiyatrik rahatsızlık yaşayan çift hastalıklarını gizleyerek boşanma sürecinde delil olarak kullanılmasının önüne geçmektedir.

Psikiyatrik rahatsızlıkların toplumda utanç verici ve gizlenmesi gereken bir kusur gibi görülmesi nedeniyle birçok kişi hastalığını gizleme yolunu seçmektedir.

Boşanma Davalarında Psikolojik Rahatsızlıklar Bir Kusur Gibi Görülüyor

Eşler arasında çıkan çatışmalar sonrasında boşanma kararı verilir. Boşanma sürecinde eşinin psikolojik sağlık sorunu bir kusur gibi gösterilmektedir.

Ancak bu tamamen yanlış bir ifadedir. Çünkü psikiyatrik hastalıklar halen toplumda yeterince anlaşılmamış olduğundan dolayı kişisel zayıflık gibi görülmesi kişinin daha çok psikolojik sorun yaşamasına zemin oluşturmaktadır.

Evlilikten sonra meydana gelen rahatsızlıklar dahi boşanmada delil olarak gösterilip hastalık tetkik ve reçeteleri eklenerek mahkemeye delil olarak sunulmaktadır.

Boşanma Korkusu Psikolojik Rahatsızlıkların İhmal Edilmesine Neden Oluyor

Çiftler arasında ortaya çıkan boşanma süreci nedeniyle eşler kendi hastalıklarının kötüye kullanılmasının önüne geçebilmek için hastalığını ihmal etmeye başlıyor.

Eşler arasında korkuya neden olarak psikolojik rahatsızlıkların bastırılmaya çalışılma durumu ortaya çıkıyor. Bu nedenle psikolojik rahatsızlıklarının boşanma davalarında delil olarak kullanılması doğru bir yöntem değildir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Fiber Sohbet